Anasayfa / Türkçe / PARTİZAN, Avrupa`da Kaypakkaya Panelleri gerçekleştirdi!

PARTİZAN, Avrupa`da Kaypakkaya Panelleri gerçekleştirdi!

PARTİZAN tarafından İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 44. yılı vesilesi ile 22 Nisan Avusturya, 23 Nisan İsviçre`de gerçekleştirilen ‘’Türkiye, Türkiye Kürdistanı ve Ortadoğu da ki güncel siyasal gelişmeler ve Kaypakkaya`nın güncelliği ve bugünün görevleri ’’ adlı  panellere yoğun kitle katılımları oldu.

Düzenlenilen Panellerde, devrim, sosyalizm ve komünizm için toprağa düşenler anısına saygı duruşları yapıldı.

Panelde, Araştırmacı Yazar Faik Bulut alarak sunumunu Ortadoğuda  dengeleri, girişim ve planları yorumladıktan sonra Türkiye gündeminde  Referanduma değindi.

Faik Bulut: “AKP nin en korktuğu şey sokaktır !”

AKP` nin Kürdistanda ki savaş konusunda aslında hiçbir dönem samimi olmadığını, hep bir bahane arayışı içersinde olduğunu ve bunu Ceylanpınar saldırısı ile de buluncada herzamankinden daha ağır bir savaş ortamının yaratıldığını söyledi.” Yanlış olan ‘’Hendek savaşları’’ sonrası Kürt şehirlerinin yerle bir edilmesi ve Kürt halkının Kürt önderliğine karşı geliştirmiş olduğu güvensizlik ortamının aslında ‘’Hayır’’ cephesinde Kürtler kendi oylarına sahip çıkarak yine herşeye rağmen kendi sorunlarının sahiplenicisi olduklarını göstrmişlerdir” diyerek ; bazı kesimlerin Kürtlerin oylarının ‘’Evet’’ e gittiğini söylemesinin bir safsata olduğunu ve Kürtlerin oylarının kayıp olduğunu belirtip, ‘’Evet’’ çıktıktan sonra bu savaş halinin daha çok süreceğini belirterek, sokakları terk etememek gerektiğini, çünkü AKP nin en korktuğu şeyin sokak olduğunu v CHP gibi bazı kesimlerin insanları burdan geri tutmaya karşın bunun sürdürülmesi gerektiğini belirterek sözlerini sonlandırdı.

Partizan : “Kaos süreci, Arap Baharı ile fitillendi”

Partizan temsilcisi, içinden geçtiğimiz sürecin bir kaos süreci olduğunu, bunun Arap Baharı ile fitillendiğini ve bölgede odaklanmış kaosun ana temelinin sistemlerin çatırdadığı bir dönem olduğunu belirtti. 1915 Ermeni Soykırımının adından bir sistemin dizayn edildiğini ve sistemin bugüne kadar geldiğini, fakat tüm bunlar yaşanırken hiçbir dönem Kürtlerin haklarının verilmediğini belirtti. Ardından gelinen aşamada bir bütün sistemin çöktüğünü ve en başta ABD nin ve diğer Emperyalistlerin çıkarlarının elden gittmeye başladığını söyledi. ABD bu krize karşı BOP projesini geliştirdi Ortadoğuda ki siyasal rejimleri başkalaştırmak için ve model ararken TC yi buldu, o dönem henüz savaş yoktu ve hediye olarak birçok şeyin yanı sıra Abdullah Öcalanı sundu. 2011 e gelindiğinde Arap baharı gerçekleşti ve TC Suriye yi Ortadoğuya açılan kapı olarak gördü kendine. Fakat süreç istedikleri gibi gitmedi ve Rojava kazanımları ile Esat’ın direngeçliği bunu etkiledi. Kürt ülüşünün hak kazanımlarının arttığı bir dönem yaşanıyordu ve TC Kürt devletinin kurulmasına asla izin vermeyecekti. 2013 Gezi kalkışması sonrası iktidar çatladı ve bu devam etti ve içte FETÖ işbirliğinin çatlamasına kadar. Bundan sonra AKP tüm muhalifleri ezmeye yönelik bir tutum içersine girdi. Referandum ise uzun süreli emellerinin sonucuydu. Önce meclisten geçirdiler sonra halka sundular, var olan bir yasal çerçeve var, RTE bunun fiilen dışına çıkıyor ve bu tutumları yasallaştıracak yeni bir sisteme gerek vardı, bu sebeple o referandumda ‘’evet’’ her koşulda çıkmalıydı. Aslında 2014 en beri sandık denilen şey ortadan kalmıştı. Çünkü 2014 de tüm kesimler HDP nin yanında yer aldı ve ardından TC Kandil ve Rojava`ya yoğunlaştı, tanımıyorum dedi ve bu tehditlerin ardından Kasım seçimleri yaşandı, ardından yine tanımadı ve bu sefer tüm seçilmişleri tutuklamaya başladı ve süreç devam etmekte. Halkta gelişmiş olan bir RTE düşmanlığı mevcut ve bu nedenle haklın ‘’Hayır’’ demesi normal, fakat ‘’Hayır’’ kampanyası yürütenlerin halkın umudunu ‘’Hayır bizi kurtaracak’’ eğilimine endekslemelerini eleştiriyoruz. Her koşulda o sandıktan %50 +1 de olsa ‘’Evet’’ çıkacağı belliydi. YSK tarihinde ilk defa açık açık hile yaptı ve mühürsüz 2 milyon oyu kabul etti. Hayır paltformu insanları evet olasılığına hazırlayamadı. Batı süreci yanlış örgütledi, halkı sandıktan çıkacak sonuca bağladı ve hala referandum yenilensin biz kazandık diyor, Kürtler referandum sonucunu pek takmadı onlar savaşın devam edeceğini bildiği için ona hazırlanıyorlar.

Tüm bu değerlendirmelerin ardından Türkiye devrimci hareketlerinin görevleri başlığı altında

Partizan: “Kaypakkaya`nın düşünsel önermeleri bugün içinde doğruluğunu ve güncelliğini koruyor “

İbrahim Kaypakkayanın TİP içerisinde ki mücadelesini örnek vererek, bugün de en önemli mücadelenin REFORMİZME karşı mücadele olduğunu, bundan dost güçlerinde muzdarip olduğunu, bunlara karşı hem fikirsel mücadelenin yürütülmesinin gerekliliğini ve bunu yaparken de birlikte hareket edeceklerini belirtti.

Devrimci hareketin, düzen içi,  iyileştirmeci düşünme yerine, sistemi devrimle yıkmayı hedeflemesi gerektiğine işaret ederek , 45 yıl önce TKP/ML’ yi kuran komünist önder  İbrahim Kaypakkaya`nın teorik önermelerinin  bugün içinde doğruluğunu ve güncelliğini koruduğunu belirtti.

Panellerde soru ve cevap bölümünde canlı tartışmalar yaşandı.