Anasayfa / Türkçe / PARTİ YAŞAMINDA VE SAVAŞTA PROLETER DEVRİMCİ DİSİPLİNİN ZORUNLULUĞU

PARTİ YAŞAMINDA VE SAVAŞTA PROLETER DEVRİMCİ DİSİPLİNİN ZORUNLULUĞU

PARTİ YAŞAMINDA VE SAVAŞTA PROLETER DEVRİMCİ DİSİPLİNİN ZORUNLULUĞU

 

En özlü biçimiyle tanımlarsak disiplin; bir topluluğun yasalarını ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına titizlikle ve özenle uyulması durumudur. Uyulması, uygulatılması zorunlu kurallar bütünü olmadan bir topluluğun, örgütlülüğün yaşaması, süreklileşmesi ve amacına ulaşması beklenemez. Bu durum başıboşluğun doğmasına neden olur. Bunun için, irade ve eylem birliğinin sağlanması için, o topluluk, o düzen ya da örgütlülükte herkesi bağlayan, merkezi uygulanan bir disiplinin gerekliliği kaçınılmazdır.

Yukarıdaki yaklaşım disiplinin genel bir tanımlaması iken, bizim için önemli olan, disiplinin kime hizmet ettiği, kimin yasalarının uygulanması için gerekli olduğu, hangi amaca ulaşmak için gerekli silah olduğu vb. sorularına verilecek cevaptır. İşte burada ideolojik bakış açısı devreye girer. Bu sorulara verilecek cevaplar sınıfsaldır, ideolojiktir. Çünkü disiplin burjuvazi için de gerekli bir olgudur, proletarya için ise olmazsa olmaz gerekli olgudur. Burjuvazi de kendi düzenini kalıcılaştırmak, korumak için, yeniden “üretmek” için disipline ihtiyaç duyar. Bu anlamda burjuva düzenin yasa ve kuralları vardır. Ama bu yasa ve kurallar, sömürünün sürdürülmesi içindir. Bu yasa ve kurallar geleceği, kurtuluşu temsil etmez. Bu yasa ve kurallar, bir avuç sömürücünün iktidarını sağlamlaştırmak için vardır ve bu yasa ve kurallar zora dayalıdır. Gönüllü ve bilinçli kabul ettirmeye dayalı değildir. Çünkü burjuvazinin sınıfsal karakterinden dolayı böyle olmak zorundadır. Yoksa gerici, yoz sistem var olamaz.

Proletarya açısından da disiplinin kaçınılmaz olduğunu belirtmiştik. Proletaryanın düzeni yasaları öncü kurmayı komünist parti tarafından Marksizm-Leninizm-Maoizm ideolojisinden aldığı güçle belirlenir, uygulanır, uygulatılır. Disiplin, komünist partinin mevcut düzeni yıkmak ve Yeni Demokratik Sosyalist-Komünist düzeni kurmak amacını gerçekleştirmek için gerekli irade ve eylem birliğini sağlamak için gerekli olgudur. Sınıf savaşımının aracı olan partinin, ilke ve yasalarının yaşama geçirilmesinde, önemli ve üzerinden atlanamaz silahından biri ise, proleter devrimci disiplin, yani “demir disiplin”dir.

Sınıf savaşımını yürüten proleter devrimciler, gönüllü ve bilinçliliğe dayalı demir disiplin uygular. Partinin bu noktadaki anlayışı tartışma götürmeyecek derecede net ve berraktır. Sınıf mücadelesine önderlik etmede kararlı ve iddialı olan militanlar, MLM ilkelerini savunurken ve ülkemiz gerçekliğine somut bir şekilde uygularken aynı zamanda belirli kurallar doğrultusunda yaşama geçirmek zorundadırlar. Yoksa bu ilkelerin bir güç, otorite haline dönüşmesi mümkün olmaz. Gönüllü, bilinçli birlik olmadığı sürece proleter devrimci disiplinin uygulanması imkansızlaşır. MLM ilkelerin ve yasaların gerekliliği, önemi kavranmadığı sürece yaşamda cisimleşmesi sağlanamayacağından, partinin sınıf savaşımının başarıya ulaşması da düşünülemez. Gönüllülük ve bilinçlilik bir ideoloji, sınıf sorunu ve tavrıdır. Yani, proleter ideolojinin benimsenmesi, proletaryanın saflarında yer alma gönüllülüğü, bilinçliliği ve aynı zamanda bu ideolojinin hakim hale gelmesi için verilen savaşımdır.

Bu eksende düşünüldüğünde gönüllülük ve disiplin karşı karşıya konulacak olgular değil, tam tersine diyalektik bir ilişkiyle birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bilinçli ve gönüllülüğe dayalı, ama aynı derecede keskin, sıkı şekilde kuralların ve ilkelerin uygulayıcısı ve takipçisi olmayı öngörür proleter devrimci disiplin.

İlkeler, yasalar kişisel beklenti, arzu ve istemlerin üzerindedir. Tıpkı nasıl ki her örgütlenme bir ihtiyacın ürünüyse, parti içinde ilke ve yasalar sınıf savaşımının ihtiyacının ürünü olarak ortaya çıkar ve şekillenirler. Partimiz açısından da, diğer komünist partileri gibi olmazsa olmaz öneme sahiptir ilke ve kurallar. Partimiz ve parti militanları açısından, ilkelerin ve yasaların uygulanmasının kavrandığı, yani içselleştirildiği oranda proleter devrimci disiplinin önemi kavranabilir. Sığ bir anlayışla, proleter devrimci disiplini basit bir takım davranış ve kurallara uyup uymamak olarak indirgenemez. Ki her davranışın bir ideolojiye tekabül ettiğini hatırlatıyoruz. Disiplini sadece davranış ve kurallarla sınırlayıp, parti ilke ve yasalarını uygulamak için gerekli silah olarak kavranmazsa partimiz komünist parti olma koşullarından birisini yitirecektir.

Proleter devrimci disiplinin uygulanmadığı parti ve parti organlarında, komitelerinde irade ve eylem birliğinden bahsedilemez. Ya da proleter devrimci disiplinin uygulanabilmesi için, irade ve eylem birliğinin olması gerekir ki, partimizin Halk Savaşı’na önderlik edebilme, hedefine yönelme ve başarıya ulaşma görevini yerine getirebilmesi sağlansın.

Tabi ki şunu da belirtmekte yarar görüyoruz; parti disiplini kendilerine ağır gelen kişiler -bu da tamamen küçük burjuva kişiliğine, yaşamına, tarzına ve düşünüşüne ters olduğu, zarar verdiği için ağır gelir- sınıf savaşımını komünist parti örgütlenmesiyle yürütemezler ya da sınıf savaşımını hiç yürütemezler. Çünkü gıdasını burjuva ideolojisinden alan kişilikler, bencil yaşamının sınırlarını zorladığı, savaşın yasalarına göre kendini yeniden kalıba döküp şekillendiremediğinden, proleter devrimci disiplini ağır bulur ve partiye ya da kadrolara saldırmaya başlar. Kendi bencil yaşamının gereklerini yerine getiremediğinden partiyi “anti-demokratik”, “bireyin özgür gelişimini engelleyen”, “özne olmayı yadsıyan”, “yaşamı mekanikleştiren”, “fikir özgürlüğünü sınırlayan” vb. olarak tanımlamaya başlar. Öncelikle partimiz TKP/ML’nin demokrasiyi salt hukuksal boyutuyla yani azınlığın haklarının korunması biçimiyle içini boşaltıp, daraltarak almaz. Aksine, öncelikle düşüncenin yeniden üretilmesinin ve uygulanmasının, proleter ideolojinin normlarıyla güçlendirmenin koşullarından biri olarak değerlendirir. Demokrasi gereği kişilerin bir takım hakları vardır. Bu hak, düşüncenin, politikanın yeniden üretimi, geliştirilmesi için kullanılır. Diğer yanıyla disiplin, bütünün diğer parçası olarak, görev ve sorumlulukların faaliyetin eksiksiz, zamanında sürdürülmesi için gerekli koşuldur. Bu minvalde değerlendirdiğimizde disiplin ve demokrasi komünist parti normları açısından karşı karşıya konulacak olgular değil, demokrasi disipline bağlantılıdır ve bir bütünün çelişmeli iki yanıdır. Ama hem çelişik hem de birleşiktirler. Yani birini görüp diğerini görmemek olmaz. Demokrasi ve disiplin diyalektik bir biçimde ele alınmadığında sağa-sola savruluş başlaması kaçınılmazdır. Yukarıda da vurguladığımız, partide disiplini yadsıyan, burjuva ideolojiden beslenen anlayış sahipleri demokrasi adına aşırı demokrasiye savrulur ve bu da liberalizme götürür; tersi durum (ama yine burjuva ideolojisinden beslenen) demokrasiyi yadsıyan anlayış sahipleri ise, sekterizme savrulurlar. Özünde kardeş olan (burjuva ideolojiden beslenmesinden) liberalizm ve sekterizm proleter devrimci disiplin ile demokrasinin bağını doğru uygulamamanın sonucu yaşam/gelişme zemini bulur. Aşırı demokrasi ya da sekterizme, şef tipi örgütlenmeye giden anlayışın hakim olduğu parti, komünist niteliğini yitirir. O örgüt yozlaşır, çürür. Disiplinin komünist parti açısından önemini vurguladıktan sonra, merkezileşmiş ve herkesi bağlayan disiplin yoksa, partide ya da parti komitelerinde, çelikten birliğinden doğan gücünün zaafa uğrayacağını da belirtelim. Değil sınıf savaşımına önderlik etme, zafere ulaşma iddiası, varlığını koruması bile tehlikeye girer. Çünkü, proleter devrimci disiplinin uygulanmaması, partide her türlü düşüncenin, yaşam tarzının, düşünüşün yaşam bulmasına neden olur. Özellikle belirtiyoruz, disiplinsizlik MLM ilkelerin gevşetilmesi, dejenere edilmesi, uygulanmaması, uygulatılamamasıdır.

Partili militan için, gönüllülük sınıf savaşımının gerekliliğine, önemine inanmakla birlikte buna paralel olarak proleter devrimci yaşamı yani partili yaşamı gönüllü, bilinçli tercih ettiği zaman, artık zorunluluklar başlar ve devrimci disipline gönüllü uymak tam anlamıyla burada başlar. Her davranışını, yaşamını, kişiliğini savaşın yasalarına göre şekillendirmek durumundadır. Buna sosyal yaşamı ve sosyal ilişkileri de dahildir.

İnsanın özü, sosyal ilişkilerinin toplamı olduğuna göre, partili militan, kadronun sosyal yaşamına baktığımızda aslında partili yaşamı ne kadar içselleştirdiği görülebilir. Sosyal yaşamında disiplinli, planlı, programlı, ilkeli, devrimci normlara uygun davranmayan bir militanın, partili yaşamı yani proleter devrimci yaşamı içselleştirmediği görülür. Sosyal yaşamında; çalıştığı iş yerinde, okulda, evde, yoldaşlık ilişkilerinde, halkla ilişkilerinde dağınık, tembel, sorumsuz, disiplinsiz davranan ve sosyal yaşamını ciddiye almayan bir kişi aslında partiyi, savaşı, partili yaşamı, yaratılmak istenen sistemi, devrimi ciddiye almıyordur. Partili militan her anını, her davranışını savaşa göre şekillendirmek sorumluluğunu hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. “Her an, herşey parti ve devrim için” anlayışıyla hareket etmeyen, kendini bunun gereklerine göre disipline etmeyen militan sınıf savaşımında başarılı olamaz. Çünkü ideolojik planda derinleşmek, siyasal planda gelişmek, üretmek, örgütsel planda sağlamlaşmak ve bunun süreklileşmesi yerine, savaşın ihtiyaçlarının gerisine düşer, gelişme yerine tükenen ve sınıf savaşımının dışına atılan -ki sınıf savaşımının yasasıdır- kişi haline gelir. Böyle kişiler kitleye, yoldaşlarına, partiye güven vermez.

Yaşamında, çalışma tarzında, örgütlenmede, ilkelerde, illegalitede vb. proleter devrimci disipline uygun hareket eden partili militanlar partimizi temsil edebilir.

Şimdi kısaca parti iradesi altında savaşan parti üyeleri-kadroları ve komiteleri için parti tüzüğünde yer alan disiplin kurallarına kısaca değinelim:

1- Kişi örgüte tabi olur.

2- Azınlık çoğunluğa tabi olur.

3- Alt kademe üst kademeye tabi olur.

4- Partinin bütünü Merkez Komitesi’ne tabi olur.

Bu disiplin kurallarının bozulması, dejenere edilmesi durumunda parti yıkıcılığı yapılmış olunur. Partimiz açısından can alıcı önemli bir konudur. Bu kurallardan herhangi birine, herhangi bir alan ve komitenin uymaması parti mekanizmasının bozulması, bozulma da bütün mekanizmaya zarar vermesini, işlememesi ya da sağlıklı işlememesini beraberinde getirir. Disiplinsizlikler alır başını gider. Parti her türlü burjuva düşüncenin yaşam bulduğu yer haline gelir.

Faşizm koşullarında silahlı mücadele yürüten partimiz TKP/ML açısından, sınıf mücadelesinin keskinliği proleter devrimci disiplini daha da kaçınılmaz kılıyor. Çünkü partimizin emperyalizm, komprador kapitalizm ve feodalizmi yıkarak Demokratik Halk Devrimi ve sonrası sosyalist devrimi gerçekleştirme amacını başarıyla yerine getirebilmesi, bu savaşın içinde her türlü engeli aşmanın temel yolu, komünist ilkeleri, yasaları uygulamaktan geçmektedir. Bunu sağlayabilmenin bir garantisi de çelikten proleter devrimci disipline dayalı irade ve eylem birliğidir.

Disiplinsizlik; komünist ilkelere göre hareket edilmemesiyle bozuk şekilsiz çalışma tarzının hakim olmasını, illegalitenin ihlalini vb. yarattığı için düşman darbelerine açık hale getirilmiş bir parti ortaya çıkarır.

Disiplinsizlik; üst organın kararlarının alta kadar gitmesini, uygulanmasını ve yeniden üretilmesini engeller.

Disiplinsizik; dedikoduculuğa, organ dışı ilişkiler geliştirmeye, ahbap-çavuş ilişkilerinin gelişmesine, objektif olarak düşmana hizmet etmeyi sağlamaya ve özellikle düşman sızmalarını kolaylaştırmaya götürür.

Disiplinsizlik; partide yaşanan dejenerasyon, olumsuzlukların yarattığı tahribatı küçümsemek olduğu gibi, gelişmesine de hizmet etmekle aynıdır.

Disiplinsizlik; anti-MLM akımların parti içinde yaşam zemini bulmasını sağladığı gibi, anti-MLM akımlara göğüs germemeyi beraberinde getirir.

Sınıf savaşımının ve partinin ihtiyaçları ve durumu, yeniden inşanın görevleri göz önüne alındığında her zamankinden daha fazla proleter devrimci disiplinin gereklerine göre hareket etmekle yükümlü olduğumuzu görmeliyiz. Partimizde yaşanan ideolojik-siyasal-örgütsel dejenerasyon bir çok ilke ve yasanın zarar görmesine neden olmuştur. Buna bağlı olarak proleter devrimci disiplin de tahribata uğramıştır. Demek ki parti disiplinini ve parti disiplini ruhunu bozmak isteyenlere ve bozanlara karşı amansız ideolojik mücadele bugün daha yakıcı şekilde kendini dayatmaktadır.

Proteler devrimci disiplin, partimiz içinde görüşlerin çatışmasını, doğrularla yanlışların mücadelesine, eleştiri-özeleştiri mekanizmasının doğru bir biçimde işletilmesini gerektirir. Eleştiri özgürlüğü partimizi geliştirme, güçlendirme amacına hizmet etmeli, irade ve eylem birliğini sarsmamalı, merkezi kararların tüm parti tarafından uygulanmasını engellememelidir.

Tüm parti üyeleri ve militanları, proleter devrimci disiplinin önemini ve yakıcılığını gözden kaçırmamak zorundadır. Gerek uygulama, gerekse de uygulatma boyutuyla tüm çalışma alanlarında, yaşamda, düşüncede, çalışma tarzında hayata geçirmek durumuyla karşı karşıyayız. Unutmamak gerekir ki “proletarya partisinin demir disiplininin (özellikle onun diktatörlüğü sırasında) azıcık da olsa zayıflatan kimse gerçekten proletaryaya karşı burjuvaziye yardım eder”. (Lenin)

( Tarihimizden aktarma : İşçi Köylü Kurtuluşu- Mayıs-Haziran 1998 Sayı:117 )