Anasayfa / Türkçe / Meral’den Beşler’e Yenilgilerden Zafer’e 8 Mart’ın Kızıl Şiarıyla Hep Daha İleriye!

Meral’den Beşler’e Yenilgilerden Zafer’e 8 Mart’ın Kızıl Şiarıyla Hep Daha İleriye!

8 Mart’ın 161. yılında sınıf mücadelesinin durdurulamaz hareketi sürüyor. 1857’de çoğu kadın 129 dokuma işçisinin bedenleriyle yaktığı ateş yolumuzu aydınlatmaya, kavgamızda büyümeye, kadın bilincimizde filiz filiz yeşermeye ve mücadelemize ilham olmaya devam ediyor.

Özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla kadının ikincil pozisyona düşmesi erkek egemen sistemin üretim ilişkilerindeki gelişmelere bağlı olarak  kurumsallaşarak bir cinsin diğer cins üzerindeki sömürüsü sistemli şekilde sürmektedir. Erkek cinsinin kadınlar üzerindeki tahakkümüne dayanan ataerkil düzen içerisinde toplumsal cinsiyet rolleri paylaştırılmış, bu sistemin yapı taşı olan aile içerisinde kadın köleleştirilmiştir. Bin yıllardır ezilen kadınlar ise tarihsel yenilgilere teslim olmamış   sömürüye karşı girdikleri savaşla eşit, özgür günleri kanlarıyla kurmayı sürdürmüş/sürdürüyorlar.  Bu gün  de dünyanın dört bir yanında kadınlar sıkılı yumrukları, dillerinde kavga şiarlarıyla, zılgıtları, çığlıklarıyla bu sömürü ve tahakküme karşı direnişlerini büyüterek sürdürüyorlar.

Komünistlerin görevi tam da bu tarihsel ezilmişliği ve direnişi kavrayarak sınıf savaşımında bu bilinçle konumlanmaktır. Biz kadınlar ezilen ilk insan olarak yenilgilerden zaferlere ilerleyeceğiz. MLM  kadınlar olarak  sınıf savaşımında kadının özgürlük mücadelesinin can suyu olduk/olacağız.

Erkek egemen Türk hakim sınıfları ise iki yıla yakın süredir OHAL, KHK, yasaklar, gözaltı, tutuklama vb. saldırı politikalarıyla başta kadınlar olmak üzere tüm halka saldırmaktadır. Faşizmin koyu karanlık “gölgesi” altında içinden geçtiğimiz bu süreç kadınlara taciz, tecavüz, işkence, emek sömürüsü, işten çıkarma, vb.  şeklinde sürmektedir.  Bu dönem erkek egemen sistemin kadın düşmanı politikalarının bütün ikiyüzlülüğü ile ortalığa saçıldığı bir dönemdir.

Bu süreç erkek egemen faşist Kemalist Türk devletinin, Efrin işgal girişimiyle Kürt düşmanlığını  içerde ve dışarda katliama dönüştürdüğü bir süreç olmanın yanında, bu saldırılara ilk cevabı kadınların verdiği bir süreçtir. Bu işgal girişimini proletaryanın enternasyonal direngenliği, kadın bilincinin sarsılmaz dayanışma ruhuyla karşılayacağız. Efrin işgal girişimi yenilgisi başından belli bir savaş olarak egemenlerin çaresizliklerinin son göstergesidir.

Devrim mücadelesinin sarp yamaçlı yolunda can bedeli yarattığımız tarihsel deneyimlerden öğrenmeye, eksikliklerimizle mücadele etmeye, anın görevlerine sımsıkı sarılmaya devam ediyoruz. Kadınlara yönelik geliştirilen her türlü erkek egemen politikayla mücadele bu görevlerimizin başında geliyor. MLM’lerin devrimin sorunlarını çözmedeki sorumluluklarının bilinciyle hareket etme zorunlulukları kadın sorununda ideolojik, politik, örgütsel, askeri eksikliklerimizi tavizsiz bir şekilde  çözmek, hastalıklarımızı tedavi etmeyle başlayacaktır. MLM kadınlar bu görevi üstlenmiş işlerinin başına geçmişlerdir.  8 Mart’ın 161. yılı vesilesiyle içte ve dışta kadın sorunu kapsamında ortaya çıkan bütün sorunları çözme irademiz, Demokratik Halk Devrimi’ni yapma noktasında ki iddiamızdır. Emeğimize, kimliğimize, bedenimize yönelen bu erkek egemen sistemi tarihin çöplüğüne göndereceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın.

TKP/ML Kadın Komitesi olarak ezilenin ezileni kadın kimliğini parçalayan, sınıf mücadelesinde komutanlaşarak yolumuzu açan, mücadelede konumlanışlarıyla bize ışık olmaya devam eden kadın kahramanların yolunda yürüme kararlılığımızı bu vesileyle bir kez daha haykırıyoruz. Kadın çalışmalarımıza bir süredir hâkim olmaya çalışan, proleter olmayan düşüncelerle savaşım kararlılık göstereceğimiz konuların başında gelmektedir.

Dogmatizm, dar-deneycilik, hotzotçuluk, kuyrukçuluk, sekterlik, bürokrasi ve çalışmalarda kendini beğenmişlik gibi kötülüklerin kesinlikle zararlı ve bağışlanmaz olmasının ve bu illetlere tutulmuş olan herkesin bunları yenmek zorunda olmasının nedeni, bütün bunların bizi kitlelerden koparmasıdır.”* diye yazıyordu başkan Mao 24 Nisan 1945’te. Bugün kadın çalışmalarımıza hâkim olmaya çalışan anlayışı özetler gibi. Bu vb. yanlış fikirlerle savaşmak ideolojik olarak buna kaynaklık eden anlayışları ortaya çıkarmak kadının kurtuluşu mücadelesinde yolumuzu açacak en temel görevimizdir.  Bizler Meral’den bu yana ilerleyişimizi sürdürüyor. Erkek egemen bütün anlayışlarla savaşma andımızı yineliyoruz. “kendi yağında kavrulan” değil bütün mücadele alanlarında ataerkil anlayışları yakıp kavuran kadın kitlelerini bu bilinçle örgütleyen komünist çizgiden taviz vermeyeceğiz.

Bugün 8 Mart’ı anlamak 129 işçinin yaktığı ateşe atılmaktır. Efrin’de Avesta Xabur olmaktır. Kavgada Sabolaşmak,  Yeliz’in cüretini kuşanmak, Beritan’ın teslim alınamaz iradesini bilince çıkartmaktır.  8 Mart’ı anlamak Sakine’nin özgürlük ideallerini gerçek kılmak, Berna olup erkek egemen sisteme savaş açmaktır!

8 Mart’ın kızıllığında Meral’lere, Barbara’lara, Ayfer’lerden Nergiz’lere, Beşler’den Aliboğazı’nda ölümsüzleşen Hatayi, Esrin, Gamze Gül’e verdiğimiz sözü gerçek kılıncaya kadar , ileri!

Rojava’da, Kobanê’de, Şengal’de, Efrin’de, Dersim, Artvin, Tokat, Amed’de, okulda sırada, fabrikada makine başında, evde mutfakta, sokakta, tarlada mücadelenin, yaşamın hiç bir alanda erkek egemen toplumsal cinsiyet rollerini kabul etmedik/etmiyoruz. Teoride yetkin, pratikte atak, savaşta komutan olmayı bilerek hiç bir küçük burjuva akıma ve hayale kapılmadan devrimci  kadın bilincimizle ilerleyeceğiz. 8 Mart’ı yaratan direniş ve mücadelenin önünde saygıyla eğiliyor, kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutluyoruz. Tüm kadınları Marksizm’in Leninizm’in Maoizm’in ışıklı yolunda partimiz TKP/ML saflarında örgütlenmeye, partimiz önderliğinde sokakları zapt etmeye, sistemin erkeklere sunduğu tüm ayrıcalıkları sonlandırıp eşit ve özgür geleceği kurma savaşımında yerlerini almaya çağırıyoruz.

ŞAN OLSUN 8 MART’I YARATANLARA!

YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!

YAŞASIN PARTİMİZ TKP/ML, HALK ORDUMUZ TİKKO, GENÇLİK ÖRGÜTÜMÜZ TMLGB!

TKP/ML KADIN KOMİTESİ

Mart 2018