Anasayfa / Güncel / Emekçi mahallelerden dağların doruklarına taşınan isyandır (Serkan Lamba) MUNZUR!

Emekçi mahallelerden dağların doruklarına taşınan isyandır (Serkan Lamba) MUNZUR!

İnsanlık tarihi hep baskı ve zulüm karşısında isyana durmuş olanları, özgürlüğü için ölüme koşanları yazmıştır. Serkan yoldaşın da Gülsuyu Mahallesi‘nden dağların doruklarına uzanan devrimci yaşamı özgürlüğü için ölüme meydan okuyanların hikayesiyle aynıdır. İlk isyandan bugüne özgürlük savaşçıları ölümü utandıracak bir tutku ve cesaretle, inançla, kararlılıkla onun üstüne üstüne yürümekten vazgeçmemiştir. Serkan yoldaş bu özgürlük yürüyüşünün kararlı bir militanı, komutanı olarak ölümsüzler orddusuna katılmıştır. Partimizle tanıştığı ilk günden ölümsüzlüge yürüdüğü ana kadar sürdürdüğü devrimci yaşamı hiçbir muğlaklığa yer bırakmayacak, geri dönüşü olmayacak bir kararlılık üzerine inşa olmuştur. Devrimci mücadeleye olan özlemi partimizle ilişki kurduğu andan itibaren özgür geleceği kazanma bilinciyle şekillenmiş, Gülsuyu’nda parti faaliyetinin omuzlayıcısı olmuştur. Bir işçi olarak sömürü çarkının dişlileri arasında emeği gaspedilen Serkan yoldaş, sömürü düzenine, feodal baskı ve aşağılanmaya partimizin saflarında mücadeleye atılarak karşı çıkmıştır. O gerilla mücadelesine katıldığı güne kadar bir işçi olarak çalıştığı işyerinde sessizliği bozmaya, işçileri bilinçlendirmeye çalışmış, işten çıktıktan sonra ise soluklanmadan onu bekleyen görevlere koşmuştur. Emekçi ve mütevazi kişiliğiyle küçük büyük demeden mücadelenin her görevinde kendisini varetmeye başlamış, Gülsuyu’nun emekçi ve yoksul halkına güven veren duruşuyla kendisini kısa sürede kabul ettirmiştir.
Serkan yoldaş partiyle bağ kurduğu andan gerillaya katıldığı sürece kadar semt faaliyetimizin kapsadığı her çalışmanın içerisinde ilerleme ve gelişme kaydederek yer almıştır. Kitlelere ulaştırılan her gazete de, dağıtılan her bildiri de, açılan her stantta, örgütlenen her etkinlikte, atılan her molotofta, asılan pankarta yoldaşın bitmek bilmez öğrenme isteği ve gerçekleştirme iradesi bulunmaktadır. O yürüttüğü her devrimci çalışmayı ögrenmenin ve bilinçlenmenin, gelişmenin yolu olarak kavramıştır. Öğrenmeye ve gelişmeye açıklığıyla, okumaya ve tartışmaya olan ilgisiyle, sorgulayıcı özellikleriyle yönünü hep ileriye çevirmiş, netleşmiştir.
Serkan yoldaş gelişmenin ve ilerlemenin sınırlarını savaşa katılma iradesiyle, profesyonel devrimciliğe yönelme kararlılığıyla kaldırmıştır. Emekçi mahallerdeki çalışmalarımızın, parti faaliyetimizin omuzlayıcısı bir çok yoldaş gibi Serkan yoldaş’ta partimizin çağrısına gerillaya katılım sağlayarak yanıt olmuş, mücadelesini emekçi mahalelerden dağların doruklarına taşımıştır. Düşmana geçit vermeyen Munzurların adını kodlanarak kendisinden öncekilerin yürüdüğü patikaları adımlamış, çarpıştığı mevzilerde savaşmış, halk ordusunun yılmaz bir savaşçısı olmuştur.
O gerillaya katılım talebini daha üst düzeyde mücadeleye ve partiye katılım olarak kavramış ve iletmiştir. Katılacağı güne heyecanla ve özenle hazırlanmıştır. Faaliyetin ihtiyaçları için seferber olmada ve olanak yaratmada fedakar ve yaratıcı olan yoldaş gerilla alanına gitmesine sayılı günler kala partiye mali olanak yaratmak ve gerillaya eli boş gitmemek için uğraşmıştır.
Önemli bir miktar “kamulaştırmadan” elde ettiği parayı partimizin olanağı haline getirmiştir. Gerillanın vazgeçilmez aktivitelerinden olan santraç takımını ve kimi kolektif ihtiyaçları temin ederek giderken yanında götürmüştür.
Serkan yoldaşın Gülsuyu’nda kitle faaliyeti için kurulan bir stantta özlemini çektiği devrimci mücadeleyle buluşması, partiyle başlayan ilişkisi Aliboğazı’nda ölümsüzler ordusuna katılarak sonlanmıştır. 45 yıllık tarihimizin en başından Ali Haydar Yıldız’ın, İbrahim Kaypakkaya’nın izini süren halk savaşçıları devraldıkları kızıl bayrağı onurla dalgalandırmıştır. Onikiler Vartinik’ten Aliboğazı’na yeniden yeniden açan kızıl karanfiller gibi Dersim’in bereketli topraklarına serpilmiştir.
Bizlere onlandan geriye mücadelelerini ve andlarını yaşatmak, yarım kalan devrimci görevlerini tamamlamak kalmıştır. Serkan Lamba ve Samet Tosun yoldaşların emekçi mahallerden dağların doruklarına taşıdıkları isyan şimdi yeni filizlere gebedir. Umudu çalınanlar, emeği ve geleceği yağmalananlar, sömrü ve baskı altında inim inim inleyenler bu isyan çağrına kulak kabartmaktadır. Zulmün ve baskının dayanılmaz sınırında öfkesini ve kinini mayalayanlar Halk savaşının sırlarına ulaşmak için bizleri beklemektedir. Gülsuyu’nun, Sarıgazi’nin emekçilerine Munzur’un, Bakış’ın çağrısını ulaştırmakla, tüm ezilenlere onların direnişini ve düşlerini taşımakla yükümlüyüz şimdi…
İstanbul’dan İKK Muhabiri